ADOT is a non-profit organization with a vision to promote the Turkish heritage, history, culture, art, business, job and political alliance and help the Turkish-American community adapt to life in the United States, and to defend the civil rights of Turks against defamation during their life in America.
Bu organizasyon; 25'e yakın Türk akademisyen, mühendis, doktor ve işadamlarının biraraya gelmesiyle kurulmustur. Bu organizasyonun amacı Amerikada yaşayan tüm Türklerin ve Türk dostlarının arasında iletişim ağını kurarak Amerikadaki ve dünyadaki tüm Türk ve Türk dostu dernekler ve organizasyonlar arasında ki dayanışmayı ve işbirliğini sağlamaktır. "Dünya üzerindeki tüm Türkleri Türk düşmanlığına karşı mücadele etmek ve tek bir güç olmak için bu organizasyon çatısı altında toplanmaya veya işbirliğine ve en önemlisi gelecek nesillerimizin güvenliği için göreve cağırıyoruz. Türk düşmanlığıyla mücadele etmek her Türk'ün görevidir"| ANTI-TURKIZM |
|
Anadolu ile ilgili degisIk bir yorum getirmesi yonu ile,Halikarnas Balikcisinin (Cevat Sakir Kabaagacli ) "Anadolunun Sesi " Kitabindan bazi paragraflari asagida veriyorum.Daha cok Turk ve Yunan milletlerinin,cok yonlu inceleme ve karsilastirmalarini yapan yazarin gorusleri ilgi cekicidir. Anadolu yada Turkiye,cok degisIk safhalar gosteren upuzun tarihinde ancak dokuz yuzyildan beridir ki ,tam bir etkin butunluge ve bir birlige kavusmustur. Isa'dan 2000 yil once koca Hitit,ondan sonra Frig ,Lidya,Pers ,Buyuk Iskender,Bergama,Roma ve Bizans Imparatorluklari bile Anadoluda bir birlik sagliyamamislardi.Etnik ve kulturel bakimdan Turkiye, dogal olarak Milli Misak sinirlari icindedir.Cunku,simdi Turkiye Anadolu da ister geri densin,ister ileri,etnik ve kulturel bir butun ve bir realitedir. Turkiyenin ve Turkiye Turklerinin tarihi turkiyede gelmis,gecmis kosullarca etkilenmis, ve o kosullari etkilemis butun etnik ve kulturel varliklarin tarihidir. Bu tarihte ; Anadolunun tarih oncesi gecmisinden gobekbagi kesilerek dipdiri ele alinir. Turkiye tarihini Selcuk yada Osmanli Imparatorlugundan,su sultan,bu sultandan baslatmak,onu gobekbagindan degil, belinden sepetlemesine kesmektir.Turkiye tarihini kendi dogal ayaklari uzerine dikmek gerekir. Insan denilen yaratik,gunumuzun insani olarak,yani Rodin'in "Dusunen Adam" 'i olarak Orta Asyada gelismis ve orada tureyip,uremistir.Son buz cagindan sonra ilkel insanoglunun anayurdu kuruyup,col olunca,insanoglu goc zorunda kalmistir.Goce zorlayan nedenlerin arasinda "erezyon"dan baska depremler,birde nufusun yogunlasmasi ile komsularin talan ve saldirilari ile itilmeleri olabilir.Bu gocler Turkistan ve Ural-Altay yonlerinden kopar.Insan suruleri karisa kaynasa dort yana,ama ozellikle batiya dagilir. Bu insan kalabaliginin karisim ve kaynasmasi nedeniyle Sumer uygarligi gelisir.Cunku uygarlik oyle bir urundur ki; onun tahumunu salt bu soy,ya da su soy ekmis olamaz.Insana ait uygarlik hic bir zaman salt bir soyun tekeli olmamistir.Hep cesitlerin halihamur olmasindan gelekoymustur.Uygarlik katkisiz bir soylulugun sonucu olsaydi, hic karismadan salt hucre bolumu ile ureyen protozonlar ve amipler,hatta erkegide, disiside tek govdede olan yaratiklar,dunyanin en ileri orgutunu ve uygarliklarini meydana getirirlerdi.Gelisimi saglamak icin doga ayri bireylerde disilik ve erkeklik karisimini zorunlu kilmistir.Kan karisimi olmasin ve katiksiz soyluluk saglansin diye,kardesler arasinda evlenen Misirli Firavunlarin aileleri,bir kac kusak sonra sonuyorlardi. Demin Orta Asyadan yapilan goclerden soz edilmisti.Anadolu yarimadasinin uc kita,Avrupa,Asya,Afrika arasinda olmasi ve Anadolunun oteki yarimadalar gibi (Yunanistan,Italya,Ispanya ) Kuzeyden ,Guneye sarkmayip,dogudan batiya yonelmesi,goc eden insan sellerine kopruluk etmesine yaramis,ayrica uc kitanin ortasinda olusu,uc kitayi birbirine baglamistir.Bundan baska Anadolunun sanki ates, mavi cakan sicak denizlere acik ikibin deniz mili uzunlugunda kiyilari vardir ki,bunlar girip cikan insan kalabaligina kapilik etmistir.Anadolunun bu ozellikleri,kan ve soy karisimina baska her yerden ziyade yardim etmistir.Insanoglunun ilk uygarligi ya da ilk uygarligi sanilan Sumer kulturunde Turkistan Turklerinin payi buyuktur.Sumerlerin eski kutsal ilahilerinde Tanrinin adi Turkcedir. " Lu -Lu nam-mah dingir - rana (insan Tanrisinin ululugu. . . . .) "Dingir ",Tanridir. UNESKO tarafsiz bir insanoglu tarihi yazdiracakmis. Cok guc,ama basarirsa,insanogluna buyuk bir hizmette bulunmus olacak. Cunku dunyayi atomik bir bombayla yok etmezlerse,bir tarih gelecekteki dunya birligine dogru atilan ilk adim olacaktir. Tarihten onceki caglardan beri,basta Anadolu,sonrada Suriye,Filistin;dogudan ve kuzeyden dalga dalga gelen insan salginina ugramistir.Etnik akinlarin cogu Turkistandan kopmus, Avrasya steplerinden Kafkasya yolu ile Anadoluya, guney Hazar yolu ile de Suriye ve Arabistana hatta Suveys uzerinden Afrikaya varmistir.Bu insan selleri Anadolu uzerinden goc ederken son neferine kadar gocup gitmemis,bir kismi Anadoluda kalmistir.Bati Anadoluya karisa karisa gelen halk,Mezopatamya ve Anadolu uygarliklarini Pelasklar ve Giritliler sayesinde Ege denizinin karsi kisimdaki kiyilarina getirirler.Ege kiyisi bir korfezler ve burunlar kargasaligidir. Ulu doruklu koca burunlar,denize dalar,cikar,ada olur.Boylece habire dalip giden burunlar,mavilerde inciler gibi dize dize adalar siralar.Kiyiyi bulan halk,enginin cagrisina dayanamaz,adadan,adaya hoplaya hoplaya Girit'te " Anadolunun ve Dunyanin ilk deniz uygarligi olan Girit uygarligini yaratir".Neden?,cunku toplumlari toplumlari statiklige ve statukoculuga apistiran ve ittiren gorenek ve geleneklerdir. Ama halklarin karisimi, geleneklerin birbirlerine karsit sivri uclarini ve keskin koselerini surtum sonucu giderir ve duzeltir.Insanlar boylece birbirlerine uyarlar. Yabancilarin birbirleri ile evlenmesi de yabanciligi ortadan kaldirir.Dogudan gelen ticari mallarin takasi,fikir takasinida gelistirir.Boylece her goc dalgasi ve onunla gelen alavera, toplum yapisini insancillastirip,uygarliga goturuyordu.Eski Misirlilar, Anadolunun bu halkina " Denizin yuregindeki adalar halki " diyorlardi.Anadolunun isareti olan cift yuzlu baltanin (Labris'in) bir yanda Babil ve Asur'da,ote yandan da Giritte bulunmasi,Girit'in "Minoen " uygarliginin ; Anadolunun bir yavrusu oldugunu ve "Ex Oriente Lux " (IsIk Dogudan Gelir ) sozunu dogrular. Simdi,soyle boyle tarihsel caga gelelim.Onyargili bati arastirmacilari uygarligin Indo - Avrupasallardan ciktigini ispat cabasi ile,Minoen dilinin Grekce oldugunu gostermek istedilerse de,cabalari bosa cikmistir.Hitit diline gelince,onun sentaks ve grameri bulundu. Hitit dili Indo - Avrupasal'dir,(Turkcede Hitit sozleri vardir."Baba " ve " Cocuk " sozleri. Turkceleri "Ata " ve " Oglan " dir .) Hititler Anadoluya yaban (Barbar ) olarak M.O. 2000 yilina dogru geldiler.Anadoluda bulduklari uygarligi benimsediler.Hatta Hitit (Hatti) adi bile,Anadoluda bulduklari Indo - Avrupa olmayan bir ulusun adidir.Geldikleri zaman, Anadoluda yirmiyi askin dil konusuluyordu.Bunlarin arasinda bes altisini resmi dil sectiler. Hititler tanrilarini,kanunlarini,siirlerini,fenlerini, yazil arini dolaylarindan aldilar.Kizilirmak dolaylarinda Kassit , Harri, Levit, ve Mitani, Kuzeyde saldirici Gaskalar ve Kissuvadanalar, Guneyde ise Arzavalar vardi. Bu uluslarin en yakinlarinin birlesmesi ile bir derebeyi imparatorlugu kuruldu. Minoen Ege uygarliginin ve Hititlerin kesfinden once yazilan Yunan tarihlerinde, yukarida gecerayak degindigimiz gibi Yunanistana karsi beslenen dinsel sempatiden oturu,gercekle ilgili olmayan bir cok seyler yazilagelmisti.Tarih arastirmacilari, fen arastirmacilari gibi degildir.Bir kimyager,yada fizikci, laboratuarindaki denemelerinde gercege uymayan bir yanlislik yaparsa, yanlisligin cezasini zehirlenmek ya da patlama sonucu havaya savrulmakla oder.Tarihci ise, odasina kapanir ve olaylari onyargisina uygun istedigi gibi degerlendirir. Minoen ve Hititlerin kesfedilmelerinden once yazilan tarihlerde ileri surulen yargilar,tekrarlana tekrarlana okul kitaplarinadek hikmetinden sual olunmaz kutsal gercekler degerinde sayildi. Ama bu iki uygarligin kesfinden sonra, bu kutsallasmis gerceklerden iskillenilmeye baslandi.Bunun uzerine tarih alanini birbiriyle celisen bir suru teoriler ve kuruntular burudu.Bu teorileri ileri surenler, yillanmis vekutsallasmis tarihsel Helenizmin kaskavalini kemirmeye yeltenen findik sicanlarina benziyorlar simdilik.Cunku bunlar, gun gormus sacli sakalli Helenizmin otoritelerinden gocunuyorlar.Helenizmin baslangici sayilabilecek M.O. 1500 yillarina dogru, Helenizmin savunulmasi zorlasinca, bati arastirmacilari Indo - Avrupalilikta direnmeye koyuldular. Insanoglu tarihi gunumuze degin, insansal bir acidan incelenmis degildir. Istihale sonucu gunumuzun dusunur, konusur insani olan yaratiklar Orta Asyada bir yerde ureyip,turemistir. Goc zorunda kalinca,Akdenize dogru akmislar ve baska soylarla karisarak,Akdeniz cevresinde, baska yerde gorulmeyen bir uygarliklar kalabaligi yaratmislardir.Bu uygarliklarda simdi bu soyun, sonra su soyun etkisi buyuk olmustur.Bu uygarliklari inceleyenlerin cogu batili oldugu icin,bunlar insanoglu tarihini insansal degil, Hiristiyansal ve Indo - Avrupasal bir acidan incelemisler ve tarihi hep kendilerine dogru yontagelmislerdir.Ornegin ; Turklerin ya da Turk soyu Turk diye anilmazdan once, onlarin, Sumer uygarligindaki payi buyuktu.Ama batili tarihciler Sumer uygarligindaki Turk etkisini pek ustunkoru gecerler.Batililar bu dinsel ve irksal sovenizmlerinin sonucu, Helenlere ve son zamanlarda (Tevratin Hiristiyan Incile baglantisi dolayisiyla) Samilerin Beni Israil koluna karsi buyuk sempati duymuslardir.Bu duygular dolayisi ile,bir Bati - Dogu zitligi peydahlanmistir.Bati - Dogu zitliginin koku dinsel ve eskidir. Insanoglu gelismesinin kabaca uc asamasi sirasiyla ; 1- Buyu, 2- Din, 3- Akil asamalaridir. Cin ve Budha'siyla Hindistan,Hellenistik devirde din asamasina varmis ve orada durmuslardir.Bati Akdeniz'in Roma caginda,Semitik (Sami) uluslar,din asamasina vardilar ve bir iki bin yil farkla Yahudi (Tevrat), Hiristiyan (Incil ), Islam (Kuran ) dinleri dogdu.Anadolu M.O. altinci yuzyilda " akil " asamasina varmakla insanliga onderlik etmistir. Ama bu uc dinin,onceki " Buyu " asamasi ile kesin bir ayrintisi yoktu.Bu asamalar az cok birbirine karismistir.Din asamalarinda buyu devrinin kalintilari (Mitoloji) bulunur. Bu uc dindede Ademle Havva efsanesine rastlanir.Ama "Tevrat" ' in yani Israil'in "Kutsal Taslari " Hiristiyanlikta unutulmustur. Islamlikta akil, Hiristiyanliktakinden ustun gelmistir. Buyu asamasinda Tanri bollugu insanlar arasinda bir savas nedeni olmamisti. Ayri bogesel Tanrilara tapanlar,kendi bir veya birden fazla tanrilarini, " Git bizim filan fesmekan Tanrimiza tap,hemen bel agrin iyi olur, ya da " Bizim Lut ve Cebellut Tanrimiza bir kurban kes,sana neler bagislar,bir gor ", diye methederler.Ovulen tanrilarda ,onceki tanrilara eklenir, ya da dert gecinceye kadar kiralanirdi. Dinleri ilan edenler Moral (Etik ) duygunun dahileridir.Ornegin " On Emir " i ile Musa, gene ornegin,taslama ile oldurulecek bir suclu kadini tasliyacak olan kalabaliga, sesini ta merhametinin ozunden paralayip ortaya firlatircasina " vicdanindan emin olan ilk tasi atsin " diye bagiran bir Isa'nin sesinde, insan gogsune seslenen insancil bir asalet vardir.Ornegin,kendi Kureys halkina karsi dimdik ve yapayalniz direnip,Kabe de putlari gostererek " Bu putlarin suratlarina yag surun,sinekler yapisir,bunlara nasil Tanri diye taparsiniz?. . . . " diyen bir Hz Muhammet'te aklin namuslu ve dimdik celik dogrulugu vardir. Bunlar zamanlarinda gercek icin savasan ihtilalcilerdi.Nitekim tutucu cevreler onlari hemen oldurmeye kalkisti. Minoen Ege uygarliginin ve Hititlerin kesfinden once yazilan Yunan tarihlerinde,yukarida gecerayak degindigimiz gibi Yunanistana karsi beslenen dinsel sempatiden oturu,gercekle ilgili olmayan bir cok seyler yazilagelmisti.Tarih arastirmacilari, fen arastirmacilari gibi degildir.Bir kimyager,yada fizikci, laboratuarindaki denemelerinde gercege uymayan bir yanlislik yaparsa, yanlisligin cezasini zehirlenmek ya da patlama sonucu havaya savrulmakla oder.Tarihci ise, odasina kapanir ve olaylari onyargisina uygun istedigi gibi degerlendirir. Minoen ve Hititlerin kesfedilmelerinden once yazilan tarihlerde ileri surulen yargilar,tekrarlana tekrarlana okul kitaplarinadek hikmetinden sual olunmaz kutsal gercekler degerinde sayildi. Ama bu iki uygarligin kesfinden sonra, bu kutsallasmis gerceklerden iskillenilmeye baslandi.Bunun uzerine tarih alanini birbiriyle celisen bir suru teoriler ve kuruntular burudu.Bu teorileri ileri surenler, yillanmis vekutsallasmis tarihsel Helenizmin kaskavalini kemirmeye yeltenen findik sicanlarina benziyorlar simdilik.Cunku bunlar, gun gormus sacli sakalli Helenizmin otoritelerinden gocunuyorlar.Helenizmin baslangici sayilabilecek M.O. 1500 yillarina dogru, Helenizmin savunulmasi zorlasinca, bati arastirmacilari Indo - Avrupalilikta direnmeye koyuldular. Insanoglu tarihi gunumuze degin, insansal bir acidan incelenmis degildir. Istihale sonucu gunumuzun dusunur, konusur insani olan yaratiklar Orta Asyada ureyip,turemistir.Goc zorunda kalinca,Akdenize dogru akmislar ve baska soylarla karisarak,Akdeniz cevresinde, baska yerde gorulmeyen bir uygarliklar kalabaligi yaratmislardir.Bu uygarliklarda simdi bu soyun, sonra su soyun etkisi buyuk olmustur.Bu uygarliklari inceleyenlerin cogu batili oldugu icin,bunlar insanoglu tarihini insansal degil, Hiristiyansal ve Indo - Avrupasal bir acidan incelemisler ve tarihi hep kendilerine dogru yontagelmislerdir.Ornegin ; Turklerin ya da Turk soyu Turk diye anilmazdan once, onlarin, Sumer uygarligindaki payi buyuktu.Ama batili tarihciler Sumer uygarligindaki Turk etkisini pek ustunkoru gecerler.Batililar bu dinsel ve irksal sovenizmlerinin sonucu, Helenlere ve son zamanlarda (Tevratin Hiristiyan Incile baglantisi dolayisiyla) Samilerin Beni Israil koluna karsi buyuk sempati duymuslardir.Bu duygular dolayisi ile,bir Bati - Dogu zitligi peydahlanmistir.Bati - Dogu zitliginin koku dinsel ve eskidir. Insanoglu gelismesinin kabaca uc asamasi sirasiyla ; 1- Buyu, 2- Din, 3- Akil asamalaridir. Cin ve Budha'siyla Hindistan,Hellenistik devirde din asamasina varmis ve orada durmuslardir.Bati Akdeniz'in Roma caginda,Semitik (Sami) uluslar,din asamasina vardilar ve bir iki bin yil farkla Yahudi (Tevrat), Hiristiyan (Incil ), Islam (Kuran ) dinleri dogdu.Anadolu M.O. altinci yuzyilda " akil " asamasina varmakla insanliga onderlik etmistir. Ama bu uc dinin,onceki " Buyu " asamasi ile kesin bir ayrintisi yoktu.Bu asamalar az cok birbirine karismistir.Din asamalarinda buyu devrinin kalintilari (Mitoloji) bulunur. Bu uc dindede Ademle Havva efsanesine rastlanir.Ama "Tevrat" ' in yani Israil'in "Kutsal Taslari " Hiristiyanlikta unutulmustur. Islamlikta akil, Hiristiyanliktakinden ustun gelmistir. Buyu asamasinda Tanri bollugu insanlar arasinda bir savas nedeni olmamisti. Ayri bogesel Tanrilara tapanlar,kendi bir veya birden fazla tanrilarini, " Git bizim filan fesmekan Tanrimiza tap,hemen bel agrin iyi olur, ya da " Bizim Lut ve Cebellut Tanrimiza bir kurban kes,sana neler bagislar,bir gor ", diye methederler.Ovulen tanrilarda ,onceki tanrilara eklenir, ya da dert gecinceye kadar kiralanirdi. Dinleri ilan edenler Moral (Etik ) duygunun dahileridir.Ornegin " On Emir " i ile Musa, gene ornegin,taslama ile oldurulecek bir suclu kadini tasliyacak olan kalabaliga, sesini ta merhametinin ozunden paralayip ortaya firlatircasina " vicdanindan emin olan ilk tasi atsin " diye bagiran bir Isa'nin sesinde, insan gogsune seslenen insancil bir asalet vardir.Ornegin,kendi Kureys halkina karsi dimdik ve yapayalniz direnip,Kabe de putlari gostererek " Bu putlarin suratlarina yag surun,sinekler yapisir,bunlara nasil Tanri diye taparsiniz?. . . . " diyen bir Hz Muhammet'te aklin namuslu ve dimdik celik dogrulugu vardir. Bunlar zamanlarinda gercek icin savasan ihtilalcilerdi.Nitekim tutucu cevreler onlari hemen oldurmeye kalkisti. Uc Sami (Semitik ) dininin onculeri sonradan somurge araci oldular.Anadolunun ozgur,ruzgarli,neseli uygarligi,zehirlendi.Cunku " Tevrat " dunyada ilk kez fasizmi, rasizmi kurdu.Yehova,yani Tanri,yalniz " Ben'i Israil " i sevgili irk olarak secmisti.Oteki insanlarin tanrisi degildi.Bu dupeduz irkcilik degildi de neydi?. Hiristiyanligin insanlik taslayan sozleri,sonraki Hiristiyanlarca cimen altinda gizli surunen yilan gibi sizan bir irkcilikla zehirlendi.Hacli seferleri ile patlak verdi. Hacli seferlerinin tepkisi,Islamlikta dusmanlik duygularini dogurdu. Cin dusuncesinde,bir de Anadolu 'nun senlik ve esenliginde irkcilik yoktu. Mekkede Kureys kabilesi putlara tapan kabilelerden para aliyordu.Putlar para demekti. Hz Muhammet ise " Bu putlar yalandir " demekle,kendisininde uyesi oldugu Kureys kabilesinin paraciklarina saldiriyordu. Onun icin oldurmek istediler.Hazreti Muhammet Kureysin gelirine dokunmamis olsa idi,hatta putlar soyle iyidir,boyle iyidir diye onlari etkili bir sekilde ovseydi,onu oldurmeye kalkismazlardi. Aksine,sarayinin birinden otekine Amerikan yapisi otomobilinin icinde mekik dokuyan gunumuzun Ibn Essuud'u gibi,Aramko'dan yaglanir gibi Kureysten yaglanir,binbir keyifle koleli bir hayat surerdi.Bu gunde her yerde politikacinin istedigi kendisinin iktidar mevkiine etirilmesidir.Onuda ancak oy pusulalari saglar.Oy pusulalarini toplayan politikaci,hic oylarini verenleri kendi atina bindirirmi?. O ,oyunu verenin sirtina biner. Insanlarin dinsel nefretle,birbirleri ile bogazlasmalarindan din kuruculari sorumlu degildir.Din kuruculari oldukten sonra,Hiristiyanlikta uste gelen papazlar, islamlikta da yobazlar sorumludur. Nietzsche " Bir tek Hiristiyan vardi, o da Isa idi haca caktilar " der. Yeni dine giren,yeni girdigi dine kendi kafasindakini aktarir. Nietzsche ; " Bir tek Hiristiyan vardi " sozleri ile , bir dine inandiklarini sananlarin,o dine degil, kendi kafalarina gore o dinden anladiklarina ve kendi kafalarindan o dine eklediklerine inanirlar demek ister.Yani inandiklarini sandiklari, din kurucusunun kurdugu din degildir demek ister.Bir hikaye vardir. " Butun akillari bir yere koyup istif ederler ;Herkes gidip beyendigi akli secip alsin derler.Herkes kendi aklini begenip alir " . Softa ya da yobaz da din diye kendi kafasini ortaya koyar. Sonra kendi kafasina uymayana kizip,sanki Tanri kendisi imis gibi,haddini bilmeyerek " kafir " der.Softanin samimi olani ve olmayani vardir. Samimi olmayani hakkinda soz soylemeye degmez. O .para icin herkezi aldatan kisidir.Samimi olanlarin cogu da dini bir rutin merasimden ibaret sayarlar ve anlayissizliklarini bilgi sayarak,sunu yapmayacaksin,bunu yapacaksin diye,buyruklara dururlar." Cehennem, cehennem " diye bagnazliklarindan gelen hinclarini insanlardan cikarmakla "Sadistce " bir sevinc duyarlar.Oysa Habesistan'a dini yaymak icin giden Sahabilere Hazreti Muhammet "Dini kolaylastirin,guclestirmeyin " demistir. Musluman nasil olur ? diye soranlara da " Amentu billahi ve summe estekam ".( Allaha inanir ve dogru insan olur ) demistir. Bir toplumda akil hurriyeti baski altinda kalinca,toplumun genel zekasinin seviyesi alcalir ve toplum gecmisin tarih mezarina gomulur.Yobaz veya softa, kul ile Tanri arasina girmemeli.Islamligin bir temel ozelligi,onda oteki dinlerde oldugu gibi papaz olmamasidir. Papaz takimina " Klerik " denilir.Hiristiyanlik,Yahudilik ve her dinde papaz oldugu icin, papaz olmanin,yani "Kler " olmanin karsiti " Laik (Halk ) " sozu vardir.Bu soz dinsiz olmak degil,papazi olmayan demektir. Islamlik zaten laikliktir.Cunku papazi yoktur.Laik olmayan musluman,musluman olamaz,cunku papazligi kabul ediyor demektir. Bernard Shaw , "Bati bir din kabul edecek olursa, islah edilmis bir islamligi kabul etmelidir. Cunku, onda papaz yoktur " der. Islamiyette Cuma hutbesi, ancak ozgur ulkesi ugrunda silah tasiyabilecek yasta ve gucte olanlar icin farzdir.Hutbede gunumuzdeki ekonomik durum bildirilecektir. Cunku insanlarin uydu (Hur olmayan - tutsak ) olup,olmamasi ancak siyasi ve ekonomik durumun bilinmesine baglidir.Bir baska toplumun uydusu olana Cuma namazi farz degildir.Bugun Turkiyede Cuma namazi kiliniyorsa oda ulusal savasta ulkenin bagimsizligini saglayan Ataturk,gazilerimiz ve savasta verdigimiz sehitler sayesindedir. Bizans'in ilk ikiyuz yilinda Bizans'ta Ermeni,Rum,Arap,Yahudi,Arnavut gibi dalga dalga gelenler, ya da, agir agir sizan Lombart,Gal,Kelt,Avar,Bulgar,Hungar, Tatar ve Turkler hepsi,birbirleri ile evleniyorlardi. Bizans Imparatorlugu ,Avrupali Turkleri zaman zaman Asya Turklerine karsi kullaniyorlardi.Birinci Heraklius zamaninda (627) Bizans Imparatorlugu yikilmak uzere idi.Iran ordulari Husrev komutasinda baskent'e kadar ilerlemisti,ve Kadikoy'u ele gecirmisti.Avarlar ise Bizans duvarlarina saldiriyorlardi. Imparator birinci Basil (867 - 887 ) "Incil" i Turkceye cevirterek , Vardar kiyilarinda yerlesIk Hiristiyan Turklere okutturdu. Degerli yazar ayni kitabinda belgelere dayali arastirma yazisinda ; Anadolu uzerinden Avrupaya gecisleri,gocleri detayli sekilde anlatmaktadir. Slavlarin " Polotsiy " , Yunanlilarin " Kuman " adini verdikleri Turk Kipcak akincilarinin bir kismi 11.yuzyilda Tunayi asarak Bizans topraklarina girdiler ve Makedonyaya yerlestiler. Diger kismi Kafkaslar uzerinden Anadolu'ya girdiler ve Karadeniz, Dogu Anadolu ve Azerbeycan'a yerlestiler. Balkanlardaki Kumanlar daha sonra " Vardarli " adini aldilar. M.S. 1060 li yillarda Bizans'a saldiran Pecenek Turkleri daha sonra Makedonya'ya gectiler.Oradan Selanik'e ve Teselya'ya akin ettiler. Macarlar,Ural - Altay (Turan) kavimlerinin Ural dalindandirlar.Finlilere yakin fakat Turklerin en yakin akrabasidirlar.Macarlar (Hunlar) ;iclerinde bir cok Turk boyuda olmak karisIk olmak uzere 4.yuzyilda Macar ovasina gelip yerlesmislerdir.Bu siralarda Macarlarin basinda bulunan Arpat hanedani Turk'tu. Mete ve Atilla soyundan olduklari iddiasindaydilar.Arpatlar sonradan Katolik oldular.Kendilerini Kral ilan ettiler. Avrupanin en buyuk devletlerinden birini kurdular. Bir ara Altinordu Turk - Mogol Imparatorlugunun buyrugu altina girdiler. Macaristan'da Turklere olan sevgi cok fazladir ve canlidir.Turklere atalari gozu ile bakarlar.Buyuk Macar tarihcileri,tarihlerini eserleri ile, yeni nesillere cok guzel anlatmislardir. Alanlar,goclerle birlikte Orta Asyadan cikip,Avrupaya gecen bir kavimdir. M.O.1.yuzyilla ,M.S. 13.yuzyillar arasinda yasamislardir. Alanlar,M.O.1. yuzyilin ortalarinda,Sarmatlarin topraklarini isgal edip,Don nehri boyunca yerlesmislerdir. Orta Asyada kalanlar ise,Cin'in kuzeyinde ve Semerkant dolaylarinda yasamaktaydilar. Alanlarin bazilari gocebe,bazilari yerlesIkti.Buradan Alanlarin bir kismininda Turkmenlerle karismis oldugu goruluyor.Oguz boyu olmasada Turk kokenleri bellidir.Hunlar 375 yilinda Idil nehrini gectiler, Kafkaslarin Kuzeyinde yasamakta olan Alanlari batiya surduler.Batiya surulen Alanlar,sonradan Vandallarla birlestiler.Hep birlikte o zamanlar Panonia adiyla anilan yere goc ettiler.Ponania; kuzeyde Tuna ile, guneyde Ilirya arasinda kalan bolgedir. Bir sira burada kaldiktan sonra, 406 yilinda yeniden harekete gectiler.Vandallar ve suevlerle birleserek,Ren nehrini asip,Galya'ya girdiler.417 yilinda Alanlarin beyi Addar, Vizigotlarin krali Willia ile savasa tutustu. Bu savastan sonra Alanlar,Pirene siradaglarini asarak Ispanyaya girdiler.429 yilindada Vandallar ile birlikte Afrikaya gectiler. Kuzey Afrikaya gelen Alanlar,o siralarda kurulan Vandal devletinde cok onemli bir rol oynamislardir.483 yilinda Vandal kralinin kendisini " Vandallar ve Alanlarin Krali " dedirtmeside bunu gosterir.Ayni takma adi,Bizans Imparatoru Justinianus da kullanmaktaydi.Bati Roma komutani Aetius 451 yilinda Atilla'ya karsi savastigi sirada Alanlar Aetius'un yanini tutuyorlardi.Zamanla Alanlarin bir kismi yerli halk ile kaynasti. Hele Kuzey Afrikada,Iberya yarimadasinda yasayan Alanlar,yerli halk ile iyice kaynasip eridiler.Kafkasya da kalan Alanlar ise,Mogol istilasindan sinra yerlerini Yas’lara biraktilar. Bu olay Dogu –Islam kaynaklarinda belirtilmistir.Ruslarin Yaslari,Gurculerin Ovsileri aslinda bu Alanlardir.Alanlar Alan dili konusurlardi.Bu dil,Hind-Avrupa dil ailesine bagli bir dil olan eski Irancanin Kuzey kolundandir.Ancak pek cok baska dillerin etkisi altinda kalmistir.Gotlar tarihinin yazari Jordes’e gore Alanlar;Iskitlerin tersine,kisa sacli,iri yapili,beyaz tenliydiler. Insanlarin goc ettikleri,karisip kaynastiklarini goruntuleyen bu satirlardin sonra,daha once sozunu ettigim Genetik Bilimci Luca Cavalli-Sforza’yi konu eden “Posta Gazetesi 2.8.1995 Carsamba” gunku sayisindaki yaziyi aynen almadan gecemeyecegim. IRKLARIN SASIRTICI BENZERLIGI “ Gen bilim uzmanlari Luca Cavalli-Sforza,Maolyo Menetti ve Alberto Piazza’nin kaleme aldiklari “Insan genlerinin Tarihi ve Cografyasi” adli kitap,bu gune kadar one surulen butun savlari curutuyorKitapta toplum genetigi konusunda elli yili askin bir sure icinde gerceklestirilen tum arastirmalarin bir bilesimi ve insanlarin Kromozon duzeyinde gosterdigi farkliliklar en genis bicimde ele alinmis.Uzun yillar suren calismalarin sonunda hazirlanan yapitta,insanin renk,boy gibi yuzeysel ozellikleri bir kenara birakildiginda,irklarin buyuk bir benzerlik gosterdigi,bireyler arasindaki farkliliklarin topluluklar arasindaki farkliliklara gore cok daha fazla oldugu ortaya cikarilmis.Bireyler arasindaki farkliliklar oylesine cokki,irk kavrami genetik duzeyde ele alindiginda anlamsiz bir nitelik kazaniyor. “Insan Genlerinin Tarihi ve Cografyasi” adli kitap,son zamanlarda ortaya atilan bilimsel aldatmacayi curutmekten ote gidiyor. Arastirmaya onderlik eden Cavalli-Sforza,meslektaslari ile birlikte cok uzun yillar calisarak,dunyanin ilk genetik atlasini olusturmayi basariyor.Yapitin yaraticilari,su anda yeryuzunde yasayan topluluklar arasindaki yakin benzerliklerden yola cikarak ilk insanlarin dunya uzerindeki goc yollarini saptiyor ve evrensel aile agacina ulasiyor.Aile agacinin olusturulmasi icin gerekli olan malzeme insan kanindan elde ediliyor.Antijenler,antikorlar ve kisinin genetik yapisini ortaya koyan proteinlerden yararlanarak,yaklasIk 2000 farkli topluluk icinden yuzbinlerce bireyin birer portresi olusturuluyor.Arastirma guruplari,bulgularin katiksiz olmasi icin,Avrupa’dan buyuk goclerin basladigi 1492 yilindan bu yana ayni topraklarda yasayan kitlelerden seciliyor. Arastirma icin gerekli kani elde etmek,bilim adamlari icin cok zor oluyor.Cunku Afrikadaki ilkel topluluklar buna kesinlikle karsi cikiyor.Ancak gucluklere karsin tum soylentileri yok edecek bilgiler elde ediliyor.Bunlardan bir tanesi de kitapta yer alan gen haritasinda goz onune serilmis.Harita,daha once ayni soydan geldigi ileri surulen Afrika ve Avusturalya yerlilerinin deri rengi ve beden yapisi gibi yuzeysel ozellikleri disinda genetik hicbir benzerlik tasimadiklarini ortaya koyuyor.Avrupali ve Afrikali arasinda gozle gorulebilir farkliliklar yalnizca,insanlarin bir ana karadan otekine yerlestiklerinde iklim uyumu saglamak icin gelistirdigi ozelliklerden kaynaklaniyor.Harita ayrica insanligin tohumlarinin Afrika’da atildigini ve boylelikle ilk goclerin baslama noktasinin burasi oldugu belirtiliyor. Buna gore insanoglunun aile agacinin ilk dali,Afrika da yesermis oluyor. Amerika ile ilgili yapilan arastirmalarin sonucuna gelince,yerli kavimlere bakildiginda bunlarin tumunun kan kardesi olmadigi goruluyor.Dil acisindan yapilan siniflamada,uc ana grubun genetik bakimdan farkli oldugu anlasiliyor.Amerikanin buyuk bir bolumune egemen olan Amerindler’in yalnizca “ 0 “ kan grubuna bagli olduklari,Alaska,Kanada ve Amerikanin Guneybatisinda yerlesmis olan Na-Dene 2 ler arasinda A grubuna rastlandigi,yine Alaska ve Kanada’da yasayan Eskimolarin ise,dunyanin baska yerlerinde gorulen ozellikleri tasidiklari goruluyor.” Buradan onemli bir sonucun ciktigini gormek gerekir.Bilim verilerini yeterince toplamadan,bilimsel metodlarla degerleme sonucu bilim adina bile neticeler cikarmak mumkun olsada;Her yanilmanin faturasini toplumun geneli oduyor. En son “ National Geografik Channel “ in 2004 senesinde yayinlanan bir belgesel programinda Avrupa Kromagnum Homosepiyenslerinin (Tum Avrupa Halklari) ,ilk kokleri Orta Asyada Turklerin bugun bir boyu olan Ozbeklerin ve Kazaklarin yasadigi Turkistan bolgesine dayandirildi.Orta Asya halklarinin bir ksiminin da Bering bogazindan gecerek orada bulunan bazi eski yerlilerle de karisarak Kuzey Amerika ve Guney Amerika Yerlilerini olusturduklari belgelendi.Tum bu calismalar genetik bilime dayandirilarak sonuclandirildi. Bu sonuclardan batili ulke siyasilerinin bilgilerinin olmadigi dusunulemez. Bunlarin zamanimizda Turk Uluslasmasinin karsisinda guc olusturma cabalari,feodal sartlarin yaninda adeta,yapmacik bir oyun goruntusu vermektedir. Turkun gercegi ise; Tum insanlik ile birlikte “Dunya Durdukca Varolma “ gercegidir. Sahip oldugu bu irade “Genlerinde” kazilidir cunku Turkler dunyadaki bircok milletin atalari olduklari kadar dunyada konusulan dillerin ve tarihteki uygarliklarin tek kaynaklaridir. Anti-Turkizm'in beslendigi yer ve ortaya ciktigi yer Ortadogudur. Dunyada afrika haric insanligin genetik olarak cogunlugu Ortaasya kokenli olmakla birlikte geriye kalan kismi ise Ortadogu kokenlidir. Yani Anti-Turkizm ilk olarak irkcilik olarak ortaya cikip Ortadoguya ve Anadolu'ya son on bin yilda gelen Ortaasya kavimlerinin yakin gecmiste Turklukle tamamen ozdestirildikleri icin ve her ne kadar karisim bir noktaya kadar olsa da ve Ortadogululardan farkli ve daha guclu yapida olduklari icin ve bolgede tutunup hakim olduklari icin ve daha sonra dinlerin farkliligindan da beslenerek bugun bu noktaya gelmesine sebep olmustur. Yani bu dusmanliklari gecmiste Ortadogu ve Anadolu'ya gelen Sumerler, Hititler, Hattiler, Lidyalilar, Truvalilar(Etruskler), Iskitler ve diger tum Ortaasya Turk kavimleri de yasamistir. Bugun Ortadogu kokenlileri; Ortadogu kokenli Yahudiler, Araplar, Ortadogu kokenli Kurdler ve Ermeniler ve Yunanlilarin cogunlugu temsil eder. Iste Anti-Turkizm'in ozellikle beslendigi milletlerde bunlardir. Din burada Yunanlilarin ve Ermenilerin Hacli savaslari oncesi Turklere karsi Avrupa'yi kandirip kullandiklari bir dusmanlik aracidir. Din'in gercekte birlesme konusunda Turkler icin hicbir onemi yoktur. Cunku Turkler Hristiyan da olsalar Yunanlilar ve Ermeniler yine dusmanlari, musluman da kalsalar Araplar ve Ortadogulu Kurdler yine dusmanlari, yahudi de olsalar Israil yahudilerinin her zaman dusmani olarak kalacaklardir. Cunku bu milletlerin en buyuk amaclari Turklugun temsil ettigi Ortaasya kokenlerini Ortadogudan ve Anadolu'dan sokup atmaktir. Buna ragmen bu konuda basarisiz olduklari ortadadir ve Turkiye'de ki Ortaasya kokenli gen orani %75 civarindadir. Diger kalan %25'lik kismi ise Turklere karsi yapilan savaslarda yer almayip sag kalmis ve Ortaasya Turk kavimleri tarafindan asimile edilmislerdir ve ayrica Osmanli'da asli yonetici ve savasci unsur olan Turklerin bircogunun savaslarda hayatlarini kaybetmis olmalarindan dolayi Ortadogu kokenlilerin oranlari %25 civarina kadar yukselmistir. Iste bu yuzden biz Turkler bu bolgede ve dunyada daha cok varolmak istiyorsak dunyaya gercekleri anlatmaliyiz ve gercekte Turklerle ayni kokenden gelen Ortaasya Turkistan milletleri dahil, Avrasyali milletler, Avrupali milletlerin cogu, Asyali milletlerin cogu(Cinlilerin ve Hintlilerin cogu dahil), Amerikan yerlilerinin yarisindan coguyla bu konuda iletisim kurarak Anti-Turkizm'in koklerine inip kokunden buyuk bir ittifak gucuyle yoketmeliyiz. Cunku Anti-Turkizm Ortadogu kokenliler tarafindan irkcilikla beslenir. Turkiye'nin Turk ve Kurd olarak ayirilmak istenmesinin ve Kurdlerin icindeki Turkmen yani Ortaasya kokenlilerin asimile edilmek istenmesinin gercek sebeplerini de burada aramak gerekir. Iste bu yuzden eger bu irkciligi kokunden cozmezsek gelecekte hala Yunanlilar tarafindan beyni yikanmis Avrupalilarin " Barbar Turkler", Yunanlilarin, Ermenilerin, Kurdlerin "kan emici Turkler bize soykirim yaptilar" , Araplarin da "sahte musluman Turkler" soylemleriyle ve dusmanliklariyla her zaman karsi karsiya kaliriz. Ne yazikki Turk dusmanlari son zamanlarda Avrupalilari ve Amerikalilari kullanarak bu konuda epey yol almislardir. Dunyada barisin anahtari Turklerdir ve Anti-Turkizm'i(Turk dusmanligi) yokettigimiz zaman Ataturk'un " Yurtta baris, dunyada baris" ilkesini rahatlikla uygulanabilir. Bugun yapilmasi gereken Ortadogulularin tum tarihsel, dinsel, irksal yalanlarini dunyaya kanitlariyla anlatmak, yani tabiri caizse ipliklerini pazara serip, aklin ve bilimin bundan sonraki dunya insanliginin gelisiminde ve uygarliklarinda en buyuk kaynak guc olmasini saglamaktir. Iste bu yuzden gecmiste insanligin gelecegi Turklerin elindeydi, bugun de Turklerin elindedir, eger gelecekte de Turklerin elinde olmasini istiyorsak bugunun yapilmasi gereken isini kesinlikle yarina birakmamaliyiz. |

